Snapchat “ergen uygulaması” olmanın çok ötesinde…

A billboard displays the logo of Snapchat above Times Square in New York March 12, 2015. REUTERS/Lucas Jackson

Snapchat kullanmayanlardan mısınız? Kullanmaya çalışıp “yaşlandık bu ne bea” diyenlerden misiniz? Ulaşamadığınız ciğere “ergen” muamelesi yapmış olabilirsiniz. Snapchat’in gelip geçici bir trend, bir gençlik furyasından çok ötede bir platform olduğu gerçeğini kabul edip bu treni kaçırmamanızı öneriyorum.
Bu tren günlük 100milyon aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Instagram gibi bir devin de zamana ayak uydurarak (bırak zamana ayak uydurmayı sen ona Snapchat bize toz yutturmaya başladı de ona),  Snapchat’in kullanıcı çalmasının önüne geçmek için Stories özelliğini getirmesinden de durumun büyüklüğünü anlayabilirsiniz.

thevoice-ipad-1600x900-ko

Bir de NBC’nin The Voice (bizdeki muadili O Ses Türkiye) E! News, The Rundown, The Tonight Show Starring Jimmy Fallon ve Saturday Night Live gibi sadece ergenlerin değil bizim de seyrettiğimiz programlarının özel bölümlerini, sadece Snapchat’te yayınlamak üzere hazırlayacağının haberleri TechCrunch gibi hatrı sayılır sitelerde konuşulmaya başlandı. NBCUniversal bu işbirliği ile içeriklerini başka hiç bir yolla ulaştıramayacağı yeni nesile onların dilinden konuşarak ulaştırabilecek. Eh biz de bu içerikleri seyretmek için yerimizi alacağız.

2016%2F08%2F08%2F14%2Fc4f79bc06bd74d788c3227cbf0b400e5.9dd15

The Voice, Snapchat sayesinde Miley Cyrus, Alicia Keys, Adam Levine ve Blake Shelton’dan oluşan jüriye kullanıcı videolarını oylatabilecek. Kullanıcılar performanslarını platforma yükleyerek The Voice’a katılma şansı yakalayacaklar.

TV içerik üreticilerinin ve kanalların Snapchat’le işbirliğine gitmesi çok da şaşırtıcı bir durum değil. Nitekim Netflix, HBO ve Amazon gibi yeni nesil TV kanalları Snapchat’le birlikte sektörün devleri FB ve Twitter’la da yeni projeler için peşisıra imzalar atıyorlar. Bu da satır aralarını okuyabilenler için, N’oluyo gibi ikinci ekran uygulamalarının TV için ne kadar önemli olduklarını kanıtlıyor.

AAEAAQAAAAAAAAkvAAAAJDY1OWYzODY2LWQ0ZDAtNDQ0MC05NThlLTJlOWRkZGNlYmEyZA

Nitekim bu imazalar seyircinin TV ile ilişkisine kara kedi sokan mobil sosyal medya platformlarının artık durdurulamayacağının kanıtlanmış olması anlamına geliyor. TV içerik sağlayıcıları, VOD ve kanallar artık bükemedikleri bilekleri öpebilmek için sıraya giriyorlar. Nitekim izleyicinin dikkati sürekli ikinci ekran uygulamaları tarafından çalınıyor…

 

Netflix karışık kaset işine de el attı…

Netflix öyle havadan inme değil sonuna kadar hak ederek son zamanların en sevdiğimiz markası oldu. Yaşı ufaklar bilmez, Blockbuster gibi “yenilmez, bitmez, gitmez” denilen dev şirketi alaşağı etti de geldi. Eh bu da öyle boş oturup para sayarak olmadı. Masa başında büyük ihtimalle bir çok yöneticinin “salakça” ya da “gereksiz” bulacağı ama son derece eğlenceli, ufak ama ince bir ayrıntı olan “flixtape” gibi yeniliklerle yaptı adamlar/kadınlar bu işi…

Flixtape’ı basitçe anlatmak gerekirse; aynen gençliğimizde hazırladığımız sırasıyla adına karışık kaset, karışık cd, karışık md ve son olarak karışık Spotify listesi dediğimiz nanenin dizi bölümleri, belgesel ya da filmlerden oluşan Netflix listeleri… Bu listelere isim verebiliyor, arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz… Ne gerek var demeneden önce mikrositenin yayına girdiği ilk iki günce 10.000 playlist’in oluşturulduğunu bir kenara not etmekte fayda var. Bu iş yürür haberiniz olsun, ince geliştirmeler, ufak hoşuklarla Netflix bu uygulamayı da bir pop kültür öğesi haline getirir.

Yaptığınız listeleri FB, Twitter, mail ya da SMS yolu ile paylaşabiliyorsunuz, hatta listenizin kapağını da kişiselleştirebiliryorsunuz. Netflix bu listeler yolu ile insanlara daha iyi “öneriler” yapmak için de data toplamış oluyor (çakallaaaar). 

//platform.twitter.com/widgets.js