Netflix ve piyasanın aşk-nefret ilişkisi

Fortune’da, hem içerik işi, hem film/dizi piyasası hem de ikini ekran pazarında yarışanlar için son derece ilginç bir makale var. Buradan orijinalini okuyabilirsiniz. Ben özet geçeceğim. Afiyet olsun.

Fortune 500 listesinde 379.’u sırada kendine yer bulan Netflix prodüksiyon ve yayıncılık dünyasındaki oyunu ve oyuncuları, bazılarını iyi bazılarını kötü, etkilemeye, ortamı şekillendirmeye devam ediyor. İkinciekran.com olarak Netflix hayranlığımızı sanırım şimdiye kadar açık etmişizdir. Ama oyunu bu kadar kısa sürede bu kadar etkin bir şekilde değiştirebilen her oluşuma saygımız büyük.

Konumuza geri dönersek, daha önce bahsettiğimiz gibi Netflix yavaş  yavaş kendi içeriklerini ABD dışındaki ülkerlerde de üretmeye başladı. Bunun bir örneği, ne kadar kritiklerin gazabından kurtulamamış olsa da, geçtiğimiz günlerde galası yapılan Gérard Depardieu’nun başrolünde olduğu Marseille… 

Bu prodüksiyonlar Netflix’in ve benzeri platformların diğer kanal ve prodüksiyon şirketlerinin işlerini yayınlamak için 18 ay bekleme zorunluğuna artık katlanmayacağının ayak sesleri aslında. Nitekim mesela Paramount P.’nin bir filminin Netflix benzeri bir platformda yayınlanmadan önce DVD’sini, BluRay’ini, PayPerView ve açık kanalda yayınlamasını beklemesi gerekiyor bu da her şeye torrent ve dizi sitelerinden hemens seyretmeye alışmış bir izleyici için bir ömür demek.

Netflix izleyicisini bir kerede tüm sezonu yayınlayarak binge watching’e alıştırmış durumda. İzleyici artık bir kerede istediği kadar bölüm izlemeye, kendi hızında sezonları devirmeye ve bunu reklamsız yapmaya alıştı. Artık kim bekler 7 gün bir bölüm için… Bu strateji sayesinde Netflix hisseleri 2015’te %134 büyüdü… 81 milyon üye barajını aşmış durumdalar, bu bir önceki seneye göre %35 büyüme demek. Az buz değil… Bu sene şirket içerik için 5 milyar dolardan fazlasını harcayacak, bu tüm rakiplerinin harcamalarını ezip geçiyor…

NET.06.15.16.rank

Netflix’in içeriğe yaptığı yatırım sadece para değil, yazarlara, oyunculara, yönetmenlere yapılan bir yatırım aslında. Normal bir kanalın nasıl işlediğini bir düşünün; 1 pilot, bilemedin 3 bölüm hazırla yayınlayalım iş yaparsa devam ederiz. Netlifx’in 1 kerede tüm sezonun siparişi vermesi ve yayınlaması yaratıcı beyinlerin de şirkete yönelmesini sağlıyor. Yani şirketin çekim alanına sadece seyirci değil üreticiler de girmiş durumda. Hatta bu seyirciler sadece televizyon izleyicileri de değil, dedikodulara göre Netflix Will Smith’in yeni polisiye projesi için 90 milyon dolar ödemiş ve stüdyolardan önce imzayı attırmış… ABD rakamlarına göre 2015’te Amerikalıların üçte biri sinemaya gitmedi. %10’luk başka bir kitle ise sadece bir kere gitti. Yani şirket sinema projelerine de sulanmaya başladı… Sinemaya gitmeyen izleyicinin ayaklarına kadar gelen Adam Sandler gibi film yıldızarı Netflix’in işini kolaylaştırmaya başlamış durumda.

Netflix ile çalışan içerik ortakları, kanallar, prodüksiyon stüdyoları şirketle olan ilişkilerini “frenemy” (dost-düşman) olarak tarih ediyorlarmış. Yemeksepeti ile restaurantların ilişkisine benzettiğim bir durumları var. Platformda olmak da sıkıntı olmamak da. İçeriğinizi Netflix’e koymazsanız insanların ulaşmasını zorlaştırıyorsunuz, içerikleriizi Netflix’e koymanız da yavaş yavaş erimenize, güç kaybetmenize neden oluyor. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal hesabı.

Red-carpet: Sarandos gets face time with (Clockwise from top left) comedian and Netflix talk-show host Chelsea Handle; Idris Elba, star of Netflix’s Beasts of No Nation, at the Independent Spirit Awards, at the ICG publicist awards; Jenji Kohan (left) and Taylor Schilling, creator and star, respectively, of Netflix’s Orange Is The New Black; House of Cards star Kevin Spacey, at a Netflix Emmy's party.Gerçi yukarıda da söylediğim gibi Netflix içerik konusunu kendi halledip, kendi bacağından asılıyor. Sonuçta şirket Tina Fey, Chelsea Handler ve Kevin Spacey gibi isimleri kandırıp özgün içerik yaratabilecek kıvama geldi bile.Narcos gibi yoktan varedip dünyayı salladıkları işlerden hiç bahsetmiyorum bile. Artık bundan sonrası piyasa için ya değiş ya yok ol kıvamına gelmiş durumda.  

Wagner Moura portrays Pablo Escobar in Netflix's original series Narcos.

Avrupa Kupası’nı kimin aldığı belli…

Bütün yazıyı okumaya zahmet etmeyecekler için hemen “spoiler”ı verelim; bu kupayı müzesine tüm maç seyricilerinin %88’ini aynı anda başka bir ekrana da baktırabilen ikinci ekran uygulamalarıdır. Belki gol atamamışlar, belki 3 puanı hanelerine yazdıramamışlar ama inkar edilemez başarıları futbol ve televizyon tarihine altın harflerle yazdıkları kesin. Bu 2. ekranların da %60 oranında akıllı telefonlardan oluştuğunu söylemek lazım.

euro second screen

Yalnız tabi bu ikinci ekran uygulamalarında sınıfta kalanlar da var, onlar da “resmi uygulamalar”.  Euro 2016’ının resmi uygulaması başta olmak üzere kullanıcılar tarafından sınıfta bırakıldılar. Gerçek “atraksiyon” arkadaşlarla “chat”, sosyal medya mecraları ve N’oluyo gibi bir çok programın, maçın muhabbetinin döndüğü “genel” uygulamalarda dönüyor…

Bu tabloyu da okumak zor değil sayın okuyucular, insanlar tek bir program, kanal vs. için uygulama indirip, öğrenip, kullanmaya başlamıyor, başlamak istemiyor. Onun yerine, konu Euro 2016, bile olsa skorları, fikstürleri, haberleri almak için hali hazırda kullandıkları Forza Futbol gibi bir “genel” futbol uygulamasını tercih ediyorlar. Yani yeni uygulama yapmak yerine, doğru uygulamaya entegre olmak önemli…

 

Mayıs’ta en çok hangi TV programlarını izledik, takip ettik…

Tatlı İntikam N’oluyo’da zirveye yerleşirken, Game of Thrones tahtını korudu.  

Televizyonun sosyal medyası N’oluyo platformunda Mayıs ayı içerisinde öne çıkan yerli ve yabancı yapımlar belli oldu. Mayıs ayında yerli işlerde Tatlı İntikam dizisi zirveye yerleşirken yabancı işler kategorisinin birinci sırası değişmedi. Son iki bölümü öncesinde büyük heyecan yaratan Game of Thrones, yine televizyon tahtının zirvesindeydi. N’oluyo editörleri en çok tercih edilen yapımları sıralarken, izleyicilerin tercihleri konusunda değerlendirmelerini de paylaştılar.

1466060037_N_oluyo_May__s_Ay___Nab__z_Yoklamas__

 

N’oluyo kullanıcılarının Mayıs ayındaki yerli ve yabancı yapım tercihleri belli oldu. N’oluyo kullanıcıları tarafından en çok takip edilen yerli işlerde birinci sıraya Tatlı İntikam yerleşti. N’oluyo editörleri oluşan listeleri ise şu şekilde yorumladı:

Tatlı İntikam romantik komedi dizileri kategorisinin de zirvesinde

1466060014_N_oluyo_May__s_Ay___De__erlendirmesi__2_

 

Başladığı ilk günden itibaren N’oluyo içerisinde kendine özel bir kitle oluşturan Tatlı İntikam, yerli diziler kategorisinin yanı sıra romantik komedi dizileri arasında da en sevilen işlerden biri oldu.

Yerli işlerde listenin ikinci sırasında geçtiğimiz ayların birincisi Kiralık Aşk bulunurken, üçüncü sırada ise Survivor kendisine yer buldu. Geçtiğimiz ay En Çok Takip Edilen İşler’de birinci sırada yer alan Survivor’ın N’oluyo içerisinde küçük de olsa bir düşüş yaşadığı görüldü.

Dördüncü sırada geçen ay aynı sırada yer alan Hayat Şarkısı, beşinci sırada ise ekranlara veda eden Aşk Yeniden yer aldı. N’oluyo editörleri, Aşk Yeniden’in bu konumunu bir dizi bitse de hayranların onu desteklemeye devam ettiği şeklinde yorumladı. Aşk Yeniden’in tahtına aday olacak yeni dizi ise şimdiden merakla bekleniyor.

En çok check-in olunan işlerin birincisi ise değişmedi; Kiralık Aşk, Mayıs ayının da zirvesinde! Tatlı İntikam bu alanda da yükselişini sürdürerek ikinci sırada yer alırken geçtiğimiz ayın ikincisi Survivor ise kendisine üçüncü sırada yer buldu.

En çok Hatırlatma Kurulan Yerli İşler

“Hatırlatma Kurulan Yerli İşler”de ise ilk beş yapım şu şekilde sıralandı: Kiralık Aşk, Tatlı İntikam, Hayat Şarkısı, Hayatımın Aşkı ve Survivor. N’oluyo editörleri, Survivor ve Kiralık Aşk’ın sezon finali yapmalarının ardından bu listede önemli değişiklikler olmasını bekliyor.

Game of Thrones’un sezon finaline kadar zirvede kalması bekleniyor

1466060033_N_oluyo_May__s_Ay___De__erlendirmesi

Yabancı İşler listesinde ise ilk beş sırada geçtiğimiz aya göre bir değişiklik gözlenmedi: Game of Thrones, The Walking Dead, The Flash, Teen Wolf ve Arrow.

N’oluyo editörleri, sezon finali öncesinde izleyicilerde büyük merak yaratan Game of Thrones’un 10. bölümün sonuna kadar bu listenin zirvesinde yer alacağını tahmin ediyor.

Editörler, sezon finali yapmasına rağmen The Walking Dead’in hala listenin ikinci sırasında yer almasını ise final bölümünün hayal kırıklığı yaratmasına rağmen izleyicilerin bu yapıma sadık olmasına bağlıyor.

“En Çok Check-in Olunan Yabancı İşler” sıralamasında ise Game of Thrones yine tahtı başka bir yapıma bırakmıyor. Game of Thrones’u ise hemen arkasından 2. sıradaki The Flash takip ediyor. Sezon finaline doğru enerjisini, kaosunu ve temposunu iyice yükselten dizinin etkisinin daha da süreceği tahmin ediliyor. Listenin 3. sırasında ise sezon finalini uzun zaman önce yapmış olmasına rağmen Teen Wolf bulunuyor. Teen Wolf’a hala check-in olunmasının açıklamsı ise eski sezon ve bölümlerin tekrar tekrar seyrediliyor olması. Listede son iki sırada ise sırasıyla The Walking Dead ve Arrow kendilerine yer buldu.

Hatırlatma listesinin galibi yine The Walking Dead oldu

N’oluyo kullanıcıların kaçırmak istemedikleri yapımlar için kullandıkları hatırlatma servisi listesinin zirvesinde ise The Walking Dead kendisine yer buldu. Yeni sezon tarihinin henüz belli olmaması dolayısıyla kullanıcılar şimdiden hatırlatma kurarak rahat ediyor. Listenin devamında ise şu yapımlar bulunuyor: The Flash, Game of Thrones, Arrow ve Teen Wolf.

“Adanın Şampiyonu Semih Öztürk olsun”

thumbnail

N’oluyo platformunda kullanıcıların en sevdiği karakter veya programları belirlemede önemli bir etken olan Kafakafaya oyunları, Mayıs ayında da yoğun ilgi gördü.

KafaKafaya’da Adanın Şampiyonu Kim Olsun? oyunu, geçtiğimiz ay olduğu gibi ilk sırada yer aldı. Birincinin Semih Öztürk, ikincinin Avatar Atakan, üçüncünün Serkay Tütüncü olduğu anketi, Kimin Aşkı Hayallerini Süsledi? oyunu takip etti. Oyunun ilk üç sırasında Kiralık Aşk, Leyla ile Mecnun ve Güneşin Kızları yer alırken dizilerin bitse de izleyici sadakatinin çok uzun bir süre devam ettiği kanıtlanmış oldu.

“Seyirci mutsuzluğu en az mutluluk kadar seviyor!”

600x314-unutulmazdizi

En çok oynanan KafaKafayalar’da üçüncü sırada Hangi Sahneyi Unutamadın? oyunu yer aldı. Muhteşem Yüzyıl’ın en çok konuşulan ve unutulmayan sahnelerinden biri olan Şehzade Mustafa’nın ölümü birinci sırada ve liderliği kimseye kaptırmayacak gibi görünürken, ikinci sırada Leyla ile Mecnun’un unutulmayanlarından Leyla’nın ölümü yer aldı.

Üçüncü sırada ise Kuzey Güney’in yayınlandığı dönemde ekranı ve gazeteleri işgal eden Ali’nin ölüm sahnesi izleyiciler tarafından tercih edildi. N’oluyo editörleri, en çok tercih edilen üç kalemin “ölüm” temalı olması ile “Seyirci mutsuzluğu en az mutluluk kadar seviyor!” sonucuna vardı.

“Seyirci eskisi kadar entrika peşinde değil”

hangidizi

KafaKafaya oyunlarının dördüncü sırasında yer alanHangi Dizi Evrenine Aitsin?oyununda ise birinci sırada Kiralık Aşk yer alırken, ikinci sırada Leyla ile Mecnun görüldü. Üçüncü sırada ise Güneşin Kızları izleyiciler tarafından tercih edildi.

N’oluyo editörleri, bu sonucu ise şu şekilde yorumladı:

“Seyirci eskisi gibi entrika peşinde değil, daha çok günlük hayatta tecrübe edebileceği şeyleri izlemeyi ya da hayalini kurduğu şeyleri izlemeyi seviyor. Seyirci alışkanlıkları her geçen gün biraz daha farklılık gösteriyor, yapımcılar da bu doğrultuda yeni projeler deniyor.”

“Seyirci beyaz atlı prensleri istiyor”

2

Mayıs ayının en çok oynanan beşinci kafakafayası Hangisinin esas kızı olursun?oyununda ise birinci sırada Ayaz Dinçer yer aldı. İkinci sırada Ömer İplikçi’yi, üçüncü sırada ise Ali Mertoğlu’nun olduğu görüldü.

Kullanıcıların ilk üç tercihi, romantik, aşık, yakışıklı adamların dizi dünyasının en sevilen karakterleri olduğunu gösteriyor. N’oluyo editörleri, bu durumun ise eskiden sert çocukları görmeyi seven izleyicilerin, şimdi ise beyaz atlı prensleri izlemeye bayıldıkları şeklinde yorumladı.

N’oluyo, kullanıcılarının tercihleri doğrultusunda yaptığı listelerle ekranların nabzını tutmaya ve en beğenilen yapımları belirlemeyi sürdürecek.

Web:http://noluyo.tv

App Store: https://appsto.re/tr/pbSN0.i

iPad’de N’oluyo?

N’oluyo’da ne tasarımcılar ne de “developer”lar boş durmuyor. Sürekli çalışıyorlar. Hem dünyada hem de Türkiye’de tablet kullanımının artmasından kelli ikinci ekran piyasasında da tablet uygulamalarının önemi su götürmez bir gerçek.

Bize inanmıyorsanız, aşağıdaki infographic’e bir göz atın, ABD özelinde hazırlanan görsel, 3 aşağı 5 yukarı dünya geneli için de geçerli rakamlara ve kullanıcı alışkanlıklarına ışık tutuyor.

value-second-screen

Dolayısı ile N’oluyo iPad uygulamasını Apple Store’a göndermiş bulunuyoruz. Artık x2 iPhone uygulaması yerine native iPad uygulamasından en sevdiğiniz televizyon programlarını takip etme lüksünü yaşayabilirsiniz. Hem web hem de iPhone uygulamasındaki tüm özellikler, kolaylıklar, içerikler ve eğlenceli oyunlar iPad uygulamamızda yerini aldı. Özellikle “trending” progamların gösterimindeki rahatlık (geniş ekranın güzellikleri) kullanıcının o sırada en çok konuşulan, izlenen programlara çok daha rahat ulaşmasına, bir kerede hepsine göz atabilmesine olanak sağlıyor. Bizim anlatmamız sizin için yeterli olmasın bir de yerinde görün isteriz. Hemen buradan uygulamayı indirebilirsiniz.

iPad Air 2 Device 2

iPad Air 2 Device 3

iPad Air 2 Device 5

iPad Air 2 Device 4

iPad Air 2 Device 1

Euro 2016’da ikinci ekranlar şov yapacak…

Bugün saat 10:00’dan itibaren 1 ay boyunca, isteseniz de istemeseniz de Avrupa Kupası havasına giriyoruz sayın okuyucular. Biz heyecanlıyız; hem futbol seviyoruz hem de hatrı sayılır haber siteleri, teknoloji blog’ları “ikinci ekran Avrupa Kupası’nı uçuracak” mealli haberler yapıyorlar. Bu konuda haksız da değiller.

Yapılan araştırmalar kapı gibi, rakamlar nefis. Maçları seyredenlerin 3’te 2’sinin elinde internete bağlı bir aygıt olacağı, bu izleyicilerin de %28’inin maç hakkında birileri ile mesajlaşacağı, %25’inin telefonla konuşacağı, %24’ünün sosyal medyada neler konuşulduğunu takip edeceği, %20’sinin maçlar/turnuva hakkında bir şeyler Google’layacağını, %18’inin ise maç ile ilintili videolar peşinde olacağı öngörülüyor. Bunlar ikinci ekran sektörü için nefis rakamlar…

Bu işler için kullanılan araçlarda ise %73 ile tahmin edersiniz ki akıllı telefonlar önde koşuyor. Arkasından laptoplar (%64) ve tabletler (%60) geliyor.

Euro 2016 second-screening actvity 540

Bu rakamlara bakınca Euro 2016’ının tam bir ikinci ekran festivali olacağını öngörmek zor bir iş değil. Yurtdışındaki reklamcılar, kanallar ve reklamverenler bu potansiyele uyanmış durumdalar. Bu da şampiyona sonrası case study’lerde ağzımızın suyu akacak bir çok örnek seyredeceğiz anlamına geliyor. Artık yerli pazarda umudumuz Dünya Kupası’nda arayı kapatmak olacak. Mesela RadiumOne’nın Genel Müdürü Rupart Staines bir süredir bizim de anlattığımız gerçek 360 derece iletişimi Euro 2016’ya entegre edildiğini anlatıyor. Ekrandaki olayları, bu gerek bir yanlış hakem kararı olsun, gerek muhteşem bir çalım, anında bir pazarlama fikri ile eşleyerek kullanıcıların kullandıkları herhangi bir ikinci ekrana yansıtmak ve izleyicilerin seyir tecrübesi için bir artı değer katmak markalar için büyük bir fırsat.

127-SecondScreen-1030x433

Markaların bu saatten sonra derdinin “reklam yapmak”tan daha öncelikli amacının seyirciye daha iyi vakit geçirtmek ve normal şartlarda ulaşamayacağı bilgi, içerik ya da tartışma / etkileşim ortamını hızlı ve zahmetsizce onlara sunmak olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaca ulaşmanın en kolay yollarından biri de N’oluyo gibi bir ikinci ekran kullanımından geçiyor.

En çok hangi dizileri “binge watch” ediyoruz? Netflix’in söylediğine göre korku ilk sırada!

Netflix’in literatüre kazandırdığı “binge watching” meselesi aslında basitçe “bayılana, ya yarın sabah iş var abi saat 03:00 olmuş diyene kadar arka arkaya dizi seyretmek” olarak tercüme edilebilinir. Netflix geçen hafta yayınladığı “izleme trendleri” datasında, ki aslında platfom pek böyle bilgileri paylaşan bir şirket değil, enteresan bazı bilgiler verdi.

Şirketin söylediğine göre 100 farklı program mercek altına alınmış. Ortalama bir kullanıcı bir oturuşta 2 saat 10 dakikasını veriyormuş dizilere, filmlere… Bir dizinin bir sezonu da ortalama 6 günde izleyiciler tarafından iç ediliyormuş. Netflix çatısı altındaki programları ikiye ayırıyor; “savored” (zevki çıkartılan) ve “devoured” (mideye indirilen)…

“Devoured” takımında olan diziler arasında şunlar var: “Sense8,” “Orphan Black,” “The 100,” “The Walking Dead,” “American Horror Story,” “The Fall,” “Orange Is the New Black,” “Nurse Jackie,” “Hemlock Grove,” “Marco Polo,” “Breaking Bad” ve “Grace & Frankie.” Bu diziler tipik bir kullanıcı tarafından 4 günde dibine kadar izleniyormuş, ve bir oturuşta 2,5 saat izleniyormuş.

“savored” takımında ise; “House of Cards,” “Bloodline,” “Peaky Blinders,” “Narcos,” “Daredevil,” “Mad Men,” “BoJack Horseman,” “Love” ve “Unbreakable Kimmy Schmidt.” ver. Bunlarda 6 günde bitirilirken, 1 saat 45 dakikalık oturumlara sahne oluyormuş.

Bu rakamlar için Netflix, Kasım 2015 ile Mayıs 2016 arasında 190 ülkeden gelen dataları analiz etmiş.

netflix-most-binged-shows

İkinci ekran vs. akıllı televizyonlar

 

Televizyon seyrederken ikinci bir içerik kaynağına ihtiyaç duyduğumuz, seyrettiğimiz hakkında fikirlerimizi beyan etmeden duramadığımız, ya da bilmediğimiz bir konudan bahsediliyorsa “google’lamanın” bizim için bir zorununluluk olduğunu baştan anlatıp sizi sıkmayacağım. Nitekim bunlar artık 34609 farklı “keynote” konuşmacısının 23536 farklı “summit”te anlattığı konular. Benim bu sefer merak ettiğim ve cevap aradığım konu siz ikinci ekranlaştırabildiklerimizden misiniz, yoksa akıllı tv’cilerden misiniz?

Akıllı televizyonlar piyasaya sürüldülğü 2010 yılında, “çığır açan bir yenilik” olarak lanse edilmişlerdi. Artık televizyon izlerken tweet atabilir, facebook’tan izlediğimiz şeyin videosunu paylaşabilecektik…

bronca

Bugün yıl 2016 ve ben televizyonundan Youtube açana bile rastlamıyorum. Nitekim kullanıcı deneyimi kimsenin beklediği kadar kolay ve eğlenceli olmadı sanki. Onun yerine zaten cebimde olan iPhone’numu çıkartıp, AppleTV’den stream etmek, ya da direkt telefonumdan tweet atmak çok daha zahmetsiz bir iş… Nitekim Readwrite.com’un dediğine göre Amerikalı akıllı TV tüketicilerinin %40’ı bırakın bu ürünün özelliklerini kullanmayı televizyonlarını internete bağlamaya zahmet bile etmemişler (bir Amerikalı değilim ama ben de bu tüketicilerden biriyim)… Açıkcası bunun TV üretici markaların beklediği bir sonuç olduğunu hiç sanmıyorum.

Smart TV usage.preview

2010’da “Akıllı TV tüm televizyon tüketme alışkanlığımızı değiştirecek” diyen Intell, 2011’in sonunda akıllı TV geliştirme konusundaki eforunu tamamen akıllı telefon ve tablet üretmeye yöneltti. Internet’te kısa, hızlı video tüketme alışkanlıkları ve Netflix, HBO, Amazon gibi OTT’lerin  de penetrasyonunun hılz yükselmesi ile akıllı TV’nin gelişim gösteremeden teknoloji mezarlığında yerini aldığını söyleyebiliriz. Benim çocukluğumda baş gösterip sonra yok olan VR’ın teknolojinin hayal gücümüzüe yetişmesi ile tekrar hortlaması gibi akıllı TV de bir “come-back” yapabilir mi göreceğiz.

13332

Akıllı TV’nin tüm vizyonu, tüketiciye sunmak istediği tüm artı değer N’oluyo, Twitter, Yan Ekran gibi ikinci ekran uygulamalarında vücut buldu. Akıllı TV ile gelen uygulamalar ne kadar TV izleme alışkanlıkları ya da TV izleyicileri düşünülmeden tasarlanmışsa ikinci ekran uygulamaları ve içinde bulundukları telefon ve tabletler de o kadar tüketicileri düşünülerek tasarlanmış durumdalar.

İzlediğiniz programı zahmetsizce sesinden tanıyan, hangi bölümde kaçıncı dakikada olduğunuzu bilip ona göre size merak ettiğiniz detayları şlaks diye veren uygulamalar, “akıllı” TV’leri çok kısa sürede “aptal” etti. Tüketici açıkca salonundaki televizyonundan sadece bir şey oynatmasını istiyor gibi görünüyor…