Gelsin paralar! Bütçeler TV’den “sosyal”e kayıyor…

Uzun süredir konuşulan bir şey, “insanlar daha az televizyon seyredip daha çok internette geziyor” tabi bu “gezinti” hala televizyonu öldürebilmiş değil. Fakat Instagram, Facebook, Twitter, Snapchat, Vimeo, Youtube derken video içeriklerini çoğaltan ve video uygulamalarını geliştiren sosyal mecralar televizyon kadar kuvvetli video platformları olma yolunda büyük adımlar atmış durumda.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde televizyon kanalları yaz dizilerinin ne kadar şahane olacağını, sonbaharda gelecek olan büyük bütçeli dizilerin nasıl ortalığı kavuracağını konuşmaya başladı. Biz de oturduğumuz yerde sadece Türkiye’de bu sene yayına büyük umutlarla giren dizilerin nasıl patır patır döküldüğünü dünülüyoruz… Kanalların başında bir çok bela var.

Sosyal medya da bu belaların en büyüğü gibi gözüküyor… Facebook ve Twitter şimdiye kadar sürekli ne kadar muhteşem bir televizyon-yanı platformu olduğundan bahsettiler. Fakat bundan böyle gelişen video alt yapıları ile yancı olmaktansa direkt rakip oalcağa benziyorlar. Nitekim re
klam-verenler, mecranın adına bakmaksızın hedef kitlelerine ne kadar etkili, ne kadar ucuza ve ne kadar sürekli ulaşabileceklerine, ulaştıkları kitlelere nasıl para harcatacaklarına bakarlar. Bu da televizyonu son derece zorda olacağının resmidir. Nitekim bu saydıklarımın hepsi ikinci ekran uygulamalarında son derece etkin şekilde, televizyondan daha güçlü bir şekilde hayata geçiyor. Paraların televizyondan sosyal mecraya geçişi önümüzdeki zamanlarda artarak devam edecek.

Tabi yanlış anlaşılma olmasın, iki gün içinde akın akın sosyal medya ve ikinci ekran uygulamalarına para yağacağını, reklam bütçelerinin tamamen televizyondan çekileceğinden bahsetmiyorum. Amerika’da bu sene, emarketer’a göre, 70,6 milyar dolar televizyon reklamları için harcanacak. Facebook’un önümüzdeki sene öngördüüğü reklam geliri ise 2 milyar dolarcık. Bu akmasa da damlar gelirin, ne kadar kısa sürede seller sular haline geleceğini ise izleyerek göreceğiz sayın seyirciler.

Sevgilisiz dizi izlemene izin vermeyen teknoloji…

Ne varsa ikinci ekranda var diyoruz, lakin ikinci ekran her daim bir “ekran”a sahip olmak zorunda değil. Yeterince içgörü ile iki yüzük bile ikinci ekran trend’ine uyum sağlayabilir. İkinci ekran olmasalar da stream edilen içeriğe yancı oldukları, seyrettirme, eğlendirme, bilgilendirme, kazandırma 4’lüsünden birine dokunduğu için ikinci ekranın uzaktan kuzeni olarak hatrı sayılır bir saygı görmeli bence. Cornetto’nun nefis içgörüsü kendisine şapka çıkartmama neden olan bir kampanya ile hayata geçmiş. Bu içgörü tüm markalara, ikinci ekran uygulamalarına ve kanal/yapımcı ikililerine örnek olmalı. Bu cins fikirler, innovasyonlar ve teknolojiler sizin sürüden ayrılmanıza neden olacak… Yüzüklerden isteyeniniz varsa buradan alabilirsiniz…

Screen Shot 2016-05-27 at 16.02.29 Screen Shot 2016-05-27 at 16.02.12

Coca-cola, ikinci ekranda “tasting” yapıyor…


“Bu işin sonu yok, yapılabileceklerin ucu bucağı açık” diye boşuna anlatmıyoruz. Tamam belki iş gerçekten tadımı uygulama ile yapmıyor fakat etkileyici ve şahane bir kampanya olduğunu da inkar edemezsiniz. Coca-cola IVR sistemini İsrail’deki bizim BiTaksi muadili bir şirket ile birleşerek nefis kullanmış. Gerçi taksi uygulaması tam olarak bir ikinci ekran sayılmaz, yani bir N’oluyo değil…

Screen-Shot-2016-05-25-at-10.49.55-AM

Demek istediğim, taksi uygulamasını indirmiş ve Coca-cola reklamına denk gelmiş binlerce hedef kitle dışı insan olabilir, Coca-cola’nın hedef kitle yelpazesinin oldukça geniş olduğu düşünülürse çok büyük bir problem değil tabi. Fakat çok daha dar bir hedef kitle olduğunu, hatta x dizisini seyreden sadece 18-24 yaş arası kızlara ulaşmak istiyoruz dediğinizi düşünün… N’oluyo gibi bir ikinci ekran uygulamasının markanızı nasıl detaylı bir hedefleme ile müşterilerinize ulaştırabileceğini, ya da TVC’nizi ne kadar daha etkili bir şekilde yayabileceğini düşünün… Heyecanlandınız değil mi?

İkinci Ekran ile reklam sadece reklam değildir…

Buyurun size çektiğiniz “düz” TVC’nin ikinci ekran ile neler yapabileceğine dair aklınıza zihni sinir fikirler getirebilecek çok iyi bir ikinci ekran projesi. Eğer okuyanların arasında marka meşeli insanlar varsa akıllarına gelecek ilk soruyu tahmin ediyor gibiyim; “şimdi uygulamaya para vereceğiz, üstüne bir de insanlar indirsin diye para mı vereceğiz? Ohoooo ooo” Hayır vermeyin, bu işi mesela N’oluyo gibi hali hazırda üyeleri olan, içinde muhabbeti olan bir platformda yapabilrisiniz. Nasıl fikir?

Screen Shot 2016-05-24 at 19.33.08

 

Evlilik programı version 2.0

Amerika’da senelerdir olan bir format; Bachelorette. Bunun bir de erkek versiyonu var Bachelor (Gelin / Damat). Şimdiye kadar nasıl oldu da yerli bir versiyonu yapılmadı şaşıyorum. Sanırım işi frenleyen örf adet meselesi var gerçi Kısmetse Olur ya da Gelin Kaynana bize uyuyorsa Bachelorette’in de bir orta yolu bulunur diye düşünüyor, buradan Acun’a göz kırpıyorum. Hemen özet geçiyorum kurguyu; 1 kadın 13 erkek. Bir nevi Survivor Evlilik Edition. Ablamız kalbinin anahtarını arıyor, 13 adamla da “date”lere gidiyor, bi’ çay içiyor, bazıları ile işi ilerletiyor ve her hafta birini eve yolluyor. Finalde beğendiği adam da ondan elektrik almışsa evleniyorlar. Tabi türlü entrikalar, yalanlar dolanlar var ortada. Hatta bir de Joe Millionaire var ki tam bizlik. Entrikanın, sağ gösterip sola vurmanın allahı. Nu verisyonda “pirensesini” arayan abi milyoneri oynayan son derece yakışıklı bir genç. Fakat gerçek hayatta çulsuz bir oyuncu. Kızlar onu milyoner sanıyor. Yarışmanın sonunda beğendiği kıza evlenme teklif ettikten hemen sonra gerçeği açıklamak zorunda. Eğer kız “iki gönül bir olunca samanlık seyran olur” der ve evlenirlerse ikisi de büyük para kazanıyor. Yok “benim senin gibi fakirle ne işim olur” derse ikisi de eve elleri boş dönüyor. 1’e 5 veriyorum bu program Türkiye’de 3 Survivor gücünde iş yapar.

13230349_1023194701100870_1559593676722493605_n

Neyse bu ve benzer işlerin, yani Survivor, Bachelorette, Kısmetse Olur ve BBG tipi işlerin, ne yazık ki ikinci ekran potansiyelleri ne kanallar, ne yapıncılar ne de markalar tarafından neredeyse hiç kullanılmıyor… Yazık oluyor, musluk açık kalmış gidip de suyu dolduran yok.

29168

Mesela N’oluyo’nun yurtdışındaki muadili sayılabilecek Viggle geçen sezon büyük başarı kazanan “Clorox Matchmaking” uygulamasını bu sezon da yayına alacağını açıkladı.

29167

Aslında çok basit bir uygulama, kullanıcılar sezon başında hangi yakışklı abinin sezon sonunda asıl kızı kendine aşık edeceğini tahmin ediyorlar. Seçtikleri yakışıklı tur atladıkça onlar da puan kazanıyorlar. Tabi bir de haftalık sorular, tahminler, ufak şirinlikler var puan kazanmak için. Puanlar da Viggle içinde çeşitli hediyelere ve özel içeriklere dönüşüyor… Anlayacağınız uzay biliminden bahsetmiyoruz. Oyuna katılabilmek için tek şart Clorox’un 15 saniyelik reklamını seyretmek. Düşünüldüğünde TVC’ye para vermekten ne kadar daha mantıklı değil mi? Ölçülebilir bir hedef kitle, tam da sizin markanızın hedef kitlesi ve reklamınızı seyrettiğinden eminsiniz… Denize ağ atmak yerine zıpkınla balık vurmak gibi…

BqRL_3bCYAAMYkh

Clorox, Viggle ile sadece Bachelorette temalı oyunlarla değil Dünya Kupası sırasında da “gerçek zamanlı” bilgi yarışması, tahmin oyunu “Vigooal” ile de işbiliğini devam ettireceğini açıkladı. Dünya Kupası’nı boş geçen yerli markalara duyurulur… Bunun koskoca bir Süper Lig sezonu var, hatırlatırız.

Davacıyım sayın hakim, Game of Thrones yüzünden yalancı olduk!

Forbes.com’un yaptığı bir habere göre, Walking Dead ve Game of Thrones gibi “herkesin seyrettiği” diziler yüzünden hepimiz yalancı olmuşuz. Eşe dosta göz göre göre sallıyormuşuz.

Meğer olaylar şöyle gelişiyormuş, mesela Game of Thrones, Amerika’da Pazar geceleri Türkiye’de Pazartesi geceleri yayınlanıyor. Eh doğal olarak da bir gün sonra tüm arkadaşlarınız “oha Jon n’aptı öyle? Mountain nasıl kafayı otturtu ama!” gibi geçen bölümün goygoyunu yapmak istiyor.

Oldu da bir nedenden bölümü kaçırdınız… GoT kaçırmak için nasıl bir nedeniniz olabilir bilemiyoruz gerçi ama neyse? İşte şimdi durum kritik; herkes GoT konuşuyor sosyal ortamdan dışlanma riski hat safhada… Ne yapacaksınız? A) Abi konuşmayın spoiler veriyorsunuz diyerek insanların keyfini bozacaksınız B) Yalan söyleyip izlemiş numarası yaparak muhabbete katılacaksınız.

Yapılan araştırmaya göre, insanların (Amerika, Kanada, İngiltere ve Meksika’daki insanların en azından) %38’i utanmadan sıkılmadan “seyrettim abi, nefisti” diye yalan söylüyor. Batılı ülkerelerde “FOMO” diye bir hastalık/fobi de palazlanmaya başlamış, açılımı “fear of missing out” (bir şeyleri kaçırmaktan korkmak). İnsanlar bu yüzden, muhabbeti kaçırmamak, en son komikli gif’ten ya haberdar olamazlarsa diye yalan söylüyorlarmış.

RokuStreamingDayInfographic1-1

Halbuki telefonlarına N’oluyo indirseler, “Bölüm Canavarı” okur, en azından sallarken destekli atabilirler. Kimsenin ruhu duymaz… Hatta kimsenin seyretmediği, en son dizilerden vs. de haberdar olup üste bile çıkabilirler.

Bu arada 18 yaşın üstünde “streamer”lar sadece seyretmedikleri dizileri seyretmiş gibi yaparak yalan söylemenin dışında, dizi seyretme uğruna günlük yaşamarından da feragat etmek konusunda gözlerini bile kırpmayacaklarını söymişler.  Mesela, %16’sı duş yapmaktan, %14’ü fış fırçalamaktan, %50’sı bir daha çay içmekten, dizi seyretmek için, vazgeçebilirmiş. Allah ıslah etsin diyor, dizime dönüyorum.

StreamingDayInfographic2

 

Fark ettiniz mi? N’oluyo’da yeni bir şeyler var!

Bir start-up ya da teknoloji şirketi klişesi olarak; “bizde geliştirme hiç bitmiyor biliyor musunuz? Daha kafamızda onlarca yeni feature var…” Klişe mi? Evet klişe. Fakat gerçekten de durum bu… Şimdi N’oluyo’nun ilk zamanlarında uygulamanın içinde “mutlaka” olması gerekir diye not düştüğümüz özelliklere baktığımızda, zamanlama olarak ne kadar naif olduğumuzu görüyoruz. Daha N’oluyo için düşündüğümüz, geliştireceğimiz bir çok detay, bir çok atılacak büyük adım var. Hepsini adım adım bitiriyoruz, bazılarını koşarak bazılarını sindire sindire… Üstüne bir de yolda düzülen kervan hesabı aklımıza sonradan gelen, sonradan öğrendiğimiz bir çok yeni iş türedi.

 

Untitled

 

Geçtiğimiz hafta yayınlanan son güncelleme ile yeni bir oyuncağı daha oldu N’oluyo’nun. Yeni sürümde artık “izleme listem”e iOS notification center’dan direkt ulaşabiliyorsunuz! Wuhuuu!!! Böylece “bugün seyredecek ne vardı?” sorusuna şakkadanak cevap alabiliyor ve “ne seyretsek?” stresinden kurtulabiliyorsunuz. Afiyet olsun.

 

Canavar (Instagram)

Ha bu arada benden duymuş olmayın ama, Büyük Canavar Çalışıyor… Yakın zamanda N’oluyo Android uygulaması da yayına giriyor. Eli kulağında.